23 Temmuz 2026 Perşembe

Atilla Çilingir'in Kaleminden Kıbrıs'ın Hafızası-Yılmaz Parlar

  

Tarihe Işık Tutan Eserler Geleceğe Miras Oluyor

52. Yıl Resepsiyonunda Tarihle Buluşma

Atilla Çilingir Anlattı, Tarih Adeta Yeniden Canlandı

Kıbrıs Barış Harekâtı'nın 52. yıl dönümü dolayısıyla KKTC İstanbul Başkonsolosluğu ile Kıbrıs Türk Kültür Derneği (KTKD) İstanbul Şubesi'nin ev sahipliğinde Artİstanbul Feshane'de düzenlenen resepsiyonda, Kıbrıs Barış Harekâtı Gazisi, emekli yarbay ve yazar Atilla Çilingir ile uzun ve samimi bir sohbet gerçekleştirdik.

Atilla Çilingir bana, son eseri "Sonsuz Sevda" başta olmak üzere Kıbrıs üzerine kaleme aldığı kitapların yazılış hikâyelerini, yaşadığı savaş günlerini ve yıllar içinde biriktirdiği unutulmaz hatıraları anlattı.

Sohbetimiz sırasında, Kıbrıs Barış Harekâtı'nın bilinmeyen yönlerini, Türk askerinin fedakârlıklarını ve Kıbrıs Türk halkının verdiği varoluş mücadelesini büyük bir içtenlikle paylaştı. Ayrıca Kıbrıs'ı konu alan kitaplarından birini de şahsıma imzalayarak armağan etti.

Sohbet ilerledikçe, Atilla Çilingir'in sadece bir gazi ve yazar değil; yaşadığı olayları belgeleyen, Türk milletinin hafızasını gelecek kuşaklara aktaran önemli bir tarih tanığı olduğu daha da net ortaya çıktı.

Kaleme aldığı her eser, Kıbrıs Türklerinin mücadelesini, Mehmetçiğin kahramanlığını ve savaşın insani yönünü gelecek nesillere aktaran değerli bir belge niteliği taşıyor.

Sadece Roman Yazmıyor, Tarihi Belgeliyor

Atilla Çilingir'in eserleri, sıradan birer roman ya da anı kitabı olmanın çok ötesinde bir değere sahip. O, cephede yaşadığı gerçekleri, Kıbrıs Türk halkının verdiği varoluş mücadelesini ve Mehmetçiğin fedakârlığını, tarihî belgeler niteliğinde gelecek kuşaklara aktarıyor.

Her kitabı; savaşın bilinmeyen yönlerini, insan hikâyelerini, kahramanlıkları ve Kıbrıs Türklerinin verdiği özgürlük mücadelesini yalın ama etkileyici bir anlatımla kayıt altına alıyor. Bu yönüyle eserleri, tarihçiler, araştırmacılar ve genç nesiller için önemli başvuru kaynakları arasında yer alıyor.

"Sonsuz Sevda" ile Savaşın İçinde İnsan Hikâyesi

Çilingir'in son eseri "Sonsuz Sevda", çocukluk yıllarında başlayan büyük bir aşkın; İstanbul'dan Amerika'ya, oradan Kıbrıs Barış Harekâtı'nın zorlu günlerine uzanan etkileyici yolculuğunu anlatıyor.

Roman, yalnızca bir aşk hikâyesi değil; kader, özlem, fedakârlık ve vatan sevgisinin iç içe geçtiği duygu yüklü bir anlatı sunuyor. Savaşın sert yüzüyle insanın en derin duygularını buluşturan eser, okuyucusunu hem tarihin hem de insan ruhunun derinliklerine götürüyor.

Kıbrıs Davasının Yazılı Hafızası

Atilla Çilingir'in kaleme aldığı eserler arasında;

TMT "Ölmek Var, Dönmek Yok"

O Gece

Kıbrıs / Yes Be Annem

Elveda Kıbrıs

Girne'den Doğan Güneş

Tarihten Gelen Çığlık – Kıbrıs'ta Soykırım

Özgürlük Nefesi

gibi birbirini tamamlayan önemli çalışmalar bulunuyor. Bu eserlerde, Kıbrıs Türk halkının yaşadığı acılar, TMT'nin fedakârlıkları, Barış Harekâtı'nın bilinmeyen yönleri ve savaşın insani boyutu güçlü bir anlatımla okuyucuya aktarılıyor.

Tarih Unutulursa Aynı Acılar Tekrar Yaşanabilir

Çilingir'in eserlerinin ortak mesajı son derece açık: Tarihini bilmeyen toplumlar geleceğini sağlıklı inşa edemez.

Yazar, özellikle genç kuşakların Kıbrıs meselesini doğru kaynaklardan öğrenmesinin önemine dikkat çekiyor. Kitaplarında yalnızca askerî başarıları değil; barışı, insanlığı, kardeşliği ve özgürlüğün bedelini de güçlü örneklerle anlatıyor.

Gelecek Kuşaklara Bırakılan En Değerli Miras

Atilla Çilingir'in eserleri, Kıbrıs Barış Harekâtı'nın ve Kıbrıs Türk halkının verdiği varoluş mücadelesinin unutulmaması adına büyük önem taşıyor.

Bugün birçok tarihî olay yalnızca arşiv belgelerinde kalırken, Çilingir yaşadığı olayları bizzat tanıklık eden bir komutan olarak kaleme alıyor. Bu yönüyle eserleri, yalnızca edebiyat dünyasına değil; Türk tarihine, millî hafızaya ve akademik çalışmalara da değerli katkılar sunuyor.

Kıbrıs'ın dününü anlamak, bugünkü kazanımlarını doğru değerlendirmek ve gelecek nesillere sağlam bir tarih bilinci bırakmak isteyen herkes için Atilla Çilingir'in kitapları okunması gereken önemli kaynaklar arasında yer alıyor.

yilmazparlar@yahoo.com

The Memory of Cyprus Through the Pen of Atilla Çilingir

Works That Illuminate History Become a Legacy for Future Generations

A Reunion with History at the 52nd Anniversary Reception

Atilla Çilingir Spoke – History Came Alive Once Again

On the occasion of the 52nd Anniversary of the Cyprus Peace Operation, a magnificent reception was hosted by the Consulate General of the Turkish Republic of Northern Cyprus (TRNC) in Istanbul and the Istanbul Branch of the Cyprus Turkish Cultural Association (KTKD) at Artİstanbul Feshane. During the event, I had the privilege of having a long and sincere conversation with Atilla Çilingir, a veteran of the Cyprus Peace Operation, retired lieutenant colonel, and distinguished author.

Atilla Çilingir shared with me the inspiring stories behind his books on Cyprus, especially his latest novel, "Endless Love (Sonsuz Sevda)," as well as his unforgettable memories from the war and the experiences he has accumulated throughout the years. During our conversation, he sincerely spoke about the lesser-known aspects of the Cyprus Peace Operation, the sacrifices made by Turkish soldiers, and the determined struggle of the Turkish Cypriot people for survival. He also kindly presented me with an autographed copy of one of his books dedicated to Cyprus.

As our conversation continued, it became increasingly clear that Atilla Çilingir is not only a decorated veteran and accomplished author but also an important witness to history who has devoted himself to documenting real events and preserving the collective memory of the Turkish nation. Every book he has written serves as a valuable historical record, carrying the heroism of the Turkish Armed Forces, the courage of the Turkish Cypriot people, and the human dimension of war to future generations.

More Than a Novelist – A Guardian of History

Atilla Çilingir's works are far more than ordinary novels or memoirs. Through his books, he records the realities he personally witnessed on the battlefield, the struggle of the Turkish Cypriot people for existence, and the extraordinary sacrifices of the Turkish soldier, transforming these experiences into enduring historical documents.

Each of his books carefully preserves untold stories of war, inspiring human experiences, acts of heroism, and the Turkish Cypriots' fight for freedom through a simple yet deeply compelling narrative. For this reason, his publications have become significant reference sources for historians, researchers, and younger generations seeking to understand the truth behind Cyprus.

"Endless Love" – A Human Story Amid War

Çilingir's latest novel, "Endless Love (Sonsuz Sevda)," follows the emotional journey of a childhood romance that stretches from Istanbul to the United States and ultimately to the harsh realities of the Cyprus Peace Operation.

The novel is much more than a love story. It is a powerful narrative where destiny, longing, sacrifice, patriotism, and hope intertwine. By combining the brutality of war with the deepest emotions of humanity, the book takes readers on an unforgettable journey through both history and the human soul.

The Written Memory of the Cyprus Cause

Among Atilla Çilingir's remarkable works are:

TMT – "There Is Death, No Turning Back"

That Night

Cyprus / Yes Be Annem

Farewell Cyprus

The Sun Rising from Kyrenia

A Cry from History – Genocide in Cyprus

Breath of Freedom

Together, these publications form a comprehensive literary collection documenting the suffering of the Turkish Cypriot people, the sacrifices of the Turkish Resistance Organization (TMT), the untold realities of the Cyprus Peace Operation, and the human side of war. They preserve historical truths while honoring those who fought for freedom.

History Repeats Itself When It Is Forgotten

The central message found throughout Çilingir's works is both simple and powerful:

A nation that does not know its history cannot build its future with confidence.

The author places particular emphasis on educating younger generations about the Cyprus issue through accurate historical sources. His books do not merely celebrate military victories; they also highlight peace, humanity, brotherhood, courage, and the true cost of freedom through compelling real-life experiences.

A Priceless Legacy for Future Generations

The literary works of Atilla Çilingir hold immense importance in preserving the memory of the Cyprus Peace Operation and the Turkish Cypriot people's struggle for survival.

While many historical events remain confined to archives, Çilingir writes as a commander who personally experienced the events he describes. This unique perspective transforms his books into invaluable contributions not only to literature but also to Turkish history, national memory, and academic research.

For anyone wishing to understand Cyprus's past, appreciate today's achievements, and help pass on a strong sense of historical awareness to future generations, the books of Atilla Çilingir stand among the most valuable and essential sources available.

yilmazparlar@yahoo.com

29 Aralık 2025 Pazartesi

Samimiyet mi, Sınır İhlali mi?-Yılmaz Parlar

  

Ece Şahin’den İş Dünyasında Farkındalık Yaratan, İnce Çizgisine Cesur Bir Işık tutan Güçlü Mesajlar

İş dünyasında başarı yalnızca rakamlarla değil, iletişim kalitesiyle de ölçülür. Şahin Şirketler Grubu CEO’su, başarılı iş insanı ve vizyoner lider Ece Şahin, iş hayatında sıkça göz ardı edilen ama etkisi derin olan En Hassas Konusunu ele aldığı "Samimiyet mi? Sınır İhlali mi?" adlı kitabı ile profesyonel iletişimin görünmez kurallarına ışık tuttu. Bu alanda önemli bir farkındalık yaratdı…

Görkemli Lansman, Elit Davetliler

Ece Şahin’in merakla beklenen kitabının lansmanı, 26 Aralık 2025 akşamı, eğlence ve zarafetin buluştuğu Çakıl Keyif Restaurant’ta görkemli bir organizasyonla gerçekleştirildi.

İş, cemiyet ve medya dünyasından elit dostların katıldığı tanıtım gecesinde, davetliler Ece Şahin’in imzalı kitaplarını alma ayrıcalığını yaşadı.

İş Kadınından İş Dünyasına Samimi ve Güçlü Bir Rehber

Ece Şahin, uzun yıllara dayanan liderlik deneyimlerinden ve keskin gözlemlerinden yola çıkarak kaleme aldığı eserinde, profesyonel deneyimini samimi bir dille aktarıyor.

Ece Şahin, kitapta iş yaşamında kullanılan bir cümlenin bazen köprüler kurabildiğini, bazen görünmez duvarlar örebildiğini çarpıcı örneklerle ortaya koyuyor.

İlişkileri güçlendiren samimiyet nerede biter, rahatsız edici bir sınır ihlali nerede başlar?"

Samimiyet ile sınır ihlali arasındaki o ince çizgiyi ustalıkla anlatan Şahin, iş dünyasında hitap biçimlerinin sadece kelimelerden ibaret olmadığını, ilişkilerin yönünü ve kurum kültürünü doğrudan etkilediğini vurguluyor.

İletişim Tuzaklarına Ayna Tutan Bir Eser

Ece Şahin, yılların birikimiyle edindiği gözlemleri; çoğu zaman adını koyamadığımız iletişim tuzaklarıyla harmanlayarak okuyucuya kendine ayna tutan bir farkındalık alanı sunuyor.

Samimiyetin doğru kullanıldığında nasıl iyileştirdiğini, yanlış kullanıldığında ise nasıl yaralayabildiğini; içtenlik, saygı ve profesyonellik kavramları üzerinden sade ama etkili bir anlatımla aktarıyor.

Yöneticiler ve Ekipler İçin Başucu Kitabı

Yöneticilerden çalışanlara, ekip liderlerinden girişimcilere kadar iş dünyasında sağlıklı ilişkiler kurmak isteyen herkes için “Samimiyet mi – Sınır İhlali mi?”güvenli iletişimin dilini yeniden tanımlayan güçlü bir başvuru kaynağı olarak öne çıkıyor.

İş Dünyasının Görünmez Çizgisini Çizen, Modern iş yaşamının en kritik ikilemlerinden birini masaya yatıran Ece Şahin’e Takdir…

Başarılı iş hayatını, liderlik vizyonunu ve insan odaklı yaklaşımını bu değerli eserle taçlandıran Ece Şahin, iş dünyasında iletişimin önemine dikkat çeken öncü çalışmasıyla büyük takdir topladı.

Ece Şahin, İş Dünyasına İlham Veren Bir Lider ve Öncü Bir Kalem

Kitap, yalnızca bir iletişim rehberi değil; aynı zamanda daha insancıl, daha saygılı ve daha verimli iş ortamları inşa etmek için bir yol haritası sunuyor.

Lansman gecesi boyunca gösterilen yoğun ilgi, kitabın şimdiden önemli bir boşluğu doldurduğunu gözler önüne serdi.

Lansmanda konuşan Ece Şahin, "Amacım, hepimizin günlük hayatta hissettiği ama çoğu zaman adlandıramadığı o ince çizgiye dikkat çekmek ve daha bilinçli, daha nazik bir iletişim dilinin mümkün olduğunu göstermek" dedi.

Katılımcılar, iş hayatının bu önemli ve üzerinde nadiren durulan konusunu ele aldığı için Şahin'i kutlayarak, imzalı kitaplarını almanın mutluluğunu yaşadı.

Ece Şahin, sadece başarılı bir iş insanı olarak değil, şimdi de deneyimlerini paylaşan bir yazar olarak, Türkiye iş dünyasına değer katmaya ve iletişim kültürümüzü zenginleştirmeye devam ediyor.

yilmazparlar@yahoo.com

23 Temmuz 2025 Çarşamba

Kıbrıs Sevdası Lansmanı-Yılmaz Parlar

 

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar "Kıbrıs Sevdası”

Kıbrıs Sevdası” İstanbul’da Anlamlı Bir Tanıtımla Okuyucuyla Buluştu

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ve İTO Başkanı Şekib Avdagiç, Kuzey Kıbrıs’ın milli ruhunu İstanbul’da bir kez daha perçinledi

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı Cumhurbaskani-Ersin-Tatar-Kibris-Sevdasi-3.jpg

"Kıbrıs Türk'ünün Mücadelesi ve Türkiye'nin Desteği Asla Unutulmayacak"

İstanbul Ticaret Odası’nda 22 Temmuz 2025 Salı günü anlam yüklü bir kitap tanıtımı gerçekleşti. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, kendi hayatını ve Kıbrıs davasını anlattığı “Kıbrıs Sevdası” isimli kitabının tanıtımı vesilesiyle, Türk iş dünyasının kalbi İstanbul’da, İTO’nun ev sahipliğinde önemli mesajlar verdi.

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı Cumhurbaskani-Ersin-Tatar-Kibris-Sevdasi-2.jpg

İlk konuşmayı gerçekleştiren İTO Başkanı Şekib Avdagiç, hem kitabın önemine hem de Kıbrıs ile Türkiye arasındaki tarihi bağa dikkat çekti. Ardından kürsüye çıkan Cumhurbaşkanı Tatar, duygusal ve bir o kadar kararlı bir konuşma ile Kıbrıs Türk halkının mücadelesini, geleceğe dönük vizyonlarını ve Türkiye ile olan sarsılmaz kardeşlik hukukunu anlattı.

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı Cumhurbaskani-Ersin-Tatar-Kibris-Sevdasi-4.jpg

"Kıbrıs Türk’ünün Var Olma Mücadelesi"

Tatar, Kıbrıs’ta binlerce şehit verildiğini, acılar yaşandığını ve Rum-Yunan saldırılarına karşı direnildiğini vurguladı.

"20 Temmuz Barış Harekatı olmasaydı, Kıbrıs Türk’ü yok olacaktı" dedi.

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı Cumhurbaskani-Ersin-Tatar-Kibris-Sevdasi-5.jpg

"Türkiye’nin Desteği Olmazsa Olmazımız"

Türkiye’nin Kıbrıs’taki askeri, siyasi ve ekonomik desteğinin altını çizdi:

"Türkiye, Kıbrıs Türk’ünü hiç yalnız bırakmadı. Bugünkü varlığımız, Türkiye’nin sayesindedir."

"İki Devletli Çözüm Tek Yoldur"

Federasyon taleplerini reddeden Tatar, "KKTC’nin tanınması ve iki devletli çözüm dışında bir seçenek yok" ifadelerini kullandı.

"Türk askeri Kıbrıs’tan çekilirse, Rumlar yeniden saldırır" uyarısında bulundu.

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı Cumhurbaskani-Ersin-Tatar-Kibris-Sevdasi-6.jpg

"Mavi Vatan ve Doğu Akdeniz’deki Haklarımız"

Doğu Akdeniz’deki enerji haklarını savunan Tatar, "Türkiye ve KKTC, Mavi Vatan’da güçlü şekilde duruyor" dedi.

"Ekonomik Kalkınma ve Türk Dünyası ile İş Birliği"

KKTC’nin turizm, tarım ve teknoloji alanında büyüme hedeflerini açıkladı.

"Türk devletleriyle dayanışma içindeyiz. Azerbaycan’da bayrağımızla temsil edildik" diye konuştu.

"Türk Silahlı Kuvvetleri Kıbrıs’ın Güvencesidir"

"TSK’nın varlığı, Kıbrıs’ta barışın teminatıdır" diyerek Türk askerinin önemini vurguladı.

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı Cumhurbaskani-Ersin-Tatar-Kibris-Sevdasi-7.jpg

İTO Başkanı Şekib Avdagiç: "Kıbrıs bir sevda değil, bir kaderdir"

İTO Başkanı Şekib Avdagiç, açılış konuşmasında, Kıbrıs meselesine tarihsel bir bakış sunarak, Kıbrıs Türk halkının direnişine olan derin saygısını vurguladı. Kitabın ismini “ateşi hiç sönmeyecek bir sevda” olarak yorumlayan Avdagiç, “Kıbrıs bizim için tükenmez bir sevdadır. Bu sevdanın tohumları 1571 yılında atıldı, ilelebet de kalbimizden sökülmeyecek.”dedi

Avdagiç, kitabın genç nesillere tarihi anlatmak için önemli bir kaynak olduğunu vurguladı ve şu sözlerle tamamladı:

“Bugün burada bir kitap tanıtımından fazlasını yaptık; Kıbrıs Barış Harekatı'nın 51. yılında bu eseri tanıtarak, milletimizin Kıbrıs’a olan bağlılığını bir kez daha tescilledik.”

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı Cumhurbaskani-Ersin-Tatar-Kibris-Sevdasi-8.jpg

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar: “Bu kitap, Kıbrıs Türkünün direnişinin sesi olacak”

Cumhurbaşkanı Tatar, kitabının yalnızca bir anı kitabı olmadığını, aynı zamanda bir direniş belgesi, bir milli hafıza çalışması olduğunu belirtti. Kitabın yazım sürecinde Nazlı Berivan Ak başta olmak üzere birçok ismin katkısını hatırlattı.

“Bu eser, çocukluk yıllarımdan itibaren Kıbrıs davamız için verdiğim mücadeleyi, halkımızın çektiği acıları ve Türkiye ile birlikte yazdığımız direniş destanını anlatıyor.”

Tatar’ın en dikkat çeken vurgusu ise Türkiye’nin rolüydü:

“Kıbrıs Türk halkı hiçbir zaman yalnız kalmadı. Türkiye’nin desteğiyle ayakta durduk, özgürlüğümüze kavuştuk. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin varlığı, Kıbrıs'ın barışıdır, huzurudur.”

Ayrıca Kıbrıs’ın bilişim adası olma vizyonuna dikkat çeken Tatar, geleceğe umutla baktığını belirterek, ekonomik gelişmelerin ve Türkiye ile entegrasyonun artacağını söyledi.

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı Cumhurbaskani-Ersin-Tatar-Kibris-Sevdasi-1.jpg

 “Kıbrıs Sevdası” Sadece Bir Kitap Değil, Milli Bir Manifesto

Bu kitap yalnızca Cumhurbaşkanı Tatar’ın hayatını değil; bir halkın var olma mücadelesini, bir milletin kardeşlik hukukunu ve geleceğe dair kararlılığını anlatıyor. Her sayfasında Kıbrıs Türkü’nün sesi, Türk milletinin yüreği var.

Kıbrıs davasını tarihsel, duygusal ve stratejik boyutlarıyla ele alan bu eser, sadece bugünü değil, geleceği inşa etmek isteyen herkesin kitaplığında yer almalı. Bu kitapla Kıbrıs unutulmaz, unutturulmaz!

yilmazparlar@yahoo.com

5 Haziran 2025 Perşembe

Tabiatın Kucağında Geleceği Şekillendiren Vizyon

   

Tabiatın Kucağında Geleceği Şekillendiren Vizyon


Özbek Kadın Hakları Koruma Derneği yönetimi, 04 Haziran 2025 Çarşamba günü Polonezköy’ün eşsiz yeşil doğasında bir araya gelerek kadın haklarına dair anlamlı yeni projelerini masaya yatırdı.

Toplantının ana gündemi, kadın haklarını koruma kılavuz kitabının içeriklerinin belirlenmesiydi.

 “Zihinler tabiatla açılır” düşüncesinden yola çıkarak düzenlenen bu özel toplantı, aynı zamanda yeni projelerin temelinin atıldığı ve kadın haklarını koruma kılavuz kitabının içeriklerinin titizlikle belirlendiği bir fikir kampına dönüştü.

Yeni projelerine ve özellikle de merakla beklenen "Kadın Haklarını Koruma Kılavuzu" kitabının içeriğine son şeklini verdi. Doğanın kalbinde yapılan bu anlamlı buluşma, zihinleri açarak kadın hakları konusunda yepyeni fikirlerin ortaya çıkmasına zemin hazırladı.

Piknik havasında geçen buluşma, hem verimli tartışmalara hem de derneğin gelecek vizyonuna ışık tuttu.

Günübirlik bir piknik havasında gerçekleşen toplantı; doğayla iç içe, özgürlük hissi uyandıran bir ortamda hem üretkenliğin hem de dayanışmanın en güzel örneklerinden birine sahne oldu.

Kadın Haklarının Yol Haritası Belirleniyor

Toplantının odak noktası, kadınların toplumsal haklarını hem hukuksal hem kültürel düzlemde daha net bir şekilde tanımlayan, farkındalık oluşturan ve yol gösteren “Kadın Haklarını Koruma Kılavuz Kitabı” oldu.

Dernek, hazırlayacağı "Kadın Haklarını Koruma Kılavuz Kitabı" ile hem Özbekistan’da hem de uluslararası arenada kadınların hak arayışına rehberlik edecek.

Kadınlara yönelik şiddetten sosyal hayatta eşit temsil hakkına, eğitimde fırsat eşitliğinden ekonomik özgürlüğe kadar birçok başlıkta çözüm odaklı içerikler tartışıldı ve kaleme alındı.

Bu kılavuz, yalnızca yasal hakları değil, aynı zamanda kadınların sosyal, ekonomik ve kültürel alanlarda güçlenmesine yönelik stratejileri içerecek. Toplantıda, kitabın içeriğinin "kadın dayanışması, hukuki destek mekanizmaları ve toplumsal cinsiyet eşitliği" temaları üzerine inşa edilmesi kararlaştırıldı

Ozoda İslamova, Vizyoner Bir Lider, Bir Işık

Bu tarihi buluşmanın mimarı, Dernek Başkanı Ozoda İslamova, enerjisi, öngörüsü ve kararlılığıyla bir kez daha takdir topladı.

Kadın hakları konusundaki engin bilgisi ve stratejik duruşuyla “vizyoner lider” tanımını bir kez daha hak etti.

Yıllardır kadınların sesi olan, onların gücünü toplumun merkezine taşıyan İslamova, sadece Özbekistan’da değil, Türkiye’de de dikkat çeken bir figür haline geldi.

Bu özverili çalışmaları ve uluslararası düzeyde fark yaratan projeleriyle Derneğin başkanı Ozoda İslamova, yıllardır sürdürdüğü enerjik, kararlı ve ilham verici çalışmalarıyla kadın hakları mücadelesinde bir sembol haline geldi.

Bu başarıların bir yansıması olarak, 2025 yılı Türkiye Altın İnsan Ödülü’ne layık görülen İslamova, kadınların sesini duyurmadaki azmiyle bir kez daha taçlandırılmıştı.

Bu ödül, yalnızca bir başarı sembolü değil, aynı zamanda kadınların değişim gücünün tescili olmasıydı.

Kadınların Gücü, Doğanın Sesiyle Buluştu

Polonezköy’ün yeşiliyle bütünleşen bu anlamlı toplantı, yalnızca fikirlerin değil umutların da yeşerdiği bir gün oldu. Kadınlar arasında kurulan dayanışma bağı, ortaya çıkan yaratıcı fikirler ve ortak hedefe duyulan inanç, geleceğe dair umutları güçlendirdi.

Toplantıda konuşan İslamova,"Kadın hakları, insan haklarıdır. Bu kılavuz, yalnızca bir kitap değil, bir manifesto olacak. Amacımız, tüm kadınların haklarını öğrenmesi ve savunması için güçlü bir araç sunmak"dedi.

Bu buluşma; “birlikten kuvvet doğar” sözünü en güzel haliyle yaşatırken, Özbek Kadın Hakları Koruma Derneği’nin misyonunu da bir kez daha gözler önüne serdi.

Kadınlar için daha adil, daha eşit ve daha özgür bir dünya.

Ozoda İslamova Yalnızca bir lider değil, yol gösteren bir yıldız olarak, özverisinin ve kararlılığının ışığı, sadece Özbek kadınlarını değil, tüm dünyadaki kadınları aydınlatmaya devam ediyor.

İslamova'nın kadın hakları konusundaki tutkusu ve derneğin hedeflerine ulaşma konusundaki kararlılığı, tüm yönetim üyelere ilham verdi.

yilmazparlar@yahoo.com

19 Mayıs 2025 Pazartesi

Girişimciliğe ve Turizme Yön Veren Kitap -Usta-Yılmaz Parlar

  

“Usta”yı okuyun. İlham alın. Yola çıkın.

Türk  Turizmin Efsane İsmi Hüseyin Kurtoğlu’ndan  Bir Başyapıt 

Türkiye turizminin mihenk taşlarından biri olan Duayen,  okuyucularına sadece bilgi vermekle kalmııyor, aynı zamanda ilham veriyor, motive ediyor ve yeni ufuklar açıyor. Türk turizmine ışık tutan, bir rehber niteliğinde.

Türkiye’nin turizm sektörüne adanmış bir ömür, vizyoner bir akıl, örnek bir girişimcilik hikâyesi... Plan Tours’un kurucusu ve sektörün duayen ismi Hüseyin Kurtoğlu, yaşamı boyunca edindiği birikimi, yaşanmışlıkları ve ilham veren başarı öyküsünü, “USTA” adlı kitabında ölümsüzleştiriyor.

Bu eser yalnızca bir biyografi değil; Türkiye turizminin tarihini, çilesini, şahlanışını ve gelecek vizyonunu anlatan, genç girişimcilerin başucu kitabı olacak nitelikte bir kılavuz.

Bir Turizm Efsanesinin Kaleminden

“Usta”, Hüseyin Kurtoğlu’nun yalnızca sektördeki başarısını değil, karakterindeki azmi, mücadele ruhunu, yenilikçi vizyonunu ve insan ilişkilerindeki zarafeti de aktarıyor. Kitap, okuyucusunu yalnızca turistik rotalara değil; cesaretin, sebatın ve liyakatin iz düşümüne bir yolculuğa çıkarıyor. Her bir satır, bir deneyim; her bir sayfa, bir ilham.

Hüseyin Kurtoğlu, Sadece Bir Seyahat Acentesi Sahibi Değil, Bir Yol Gösterici

Plan Tours’un yıllar içinde bir marka haline gelmesinin arkasında yatan başarı hikâyesi, Kurtoğlu’nun iş ahlakı ve insan odaklı vizyonuyla şekillenmiş. Bu kitapta onun, sıfırdan zirveye yürüyüşüne tanık olurken, aynı zamanda etik değerlere bağlı kalarak nasıl büyük işler başarılabileceğini de öğreniyorsunuz. Türkiye’nin dört bir yanına ve yurtdışına binlerce turisti ulaştıran, kültürlerarası köprüler kuran Kurtoğlu, aynı zamanda bir kültür elçisi, bir memleket sevdalısı olarak tanınıyor.

“Usta”, Sektöre Yeni Başlayanlara Rehber, Tecrübeli Girişimcilere İlham

"Hiçbir başarı tesadüf değildir" diyen Kurtoğlu, kendi hayatından kesitlerle okurlara adım adım ilham veriyor..

Girişimcilik yolunda pusulasını arayan herkes için “Usta”, sadece okunacak değil; altı çizilecek, defalarca dönülüp bakılacak bir başyapıt. Kurtoğlu, başarıya giden yolun yalnızca parlak fikirlerden değil, zamanla kazanılmış ustalıktan geçtiğini çarpıcı örneklerle anlatıyor. Kitapta yer alan anekdotlar, stratejik hamleler, kriz yönetimi tecrübeleri ve müşteri ilişkileri üzerine aktarımlar, sektör içindekiler için paha biçilmez bir kaynak.

Turizm Bir Gönül İşidir

Hüseyin Kurtoğlu, her şeyden önce bir gönül insanı. Onun için turizm, yalnızca ekonomik bir faaliyet değil; insanların hayalleriyle, kültürlerle, coğrafyalarla kurduğu derin bir bağ. Bu nedenle “Usta”, aynı zamanda bir sevda hikâyesi... Türkiye’nin güzelliklerini dünyaya tanıtma sevdası.

Her Sayfası Motive Ediyor

Kariyer yolculuğunda ilham, Hüseyin Kurtoğlu’nun tecrübeleri, her meslekten insan için değerli derslerle dolu.

Bu kitap size yalnızca “nasıl yapılır”ı öğretmiyor; “neden yapılmalı”yı da sorgulatıyor. Her sayfası bir motivasyon kaynağı; her bölümü, okuyucunun içindeki “yapabilirim” duygusunu harekete geçiriyor. Okurken kendi hayat yolculuğunuzla yüzleşiyor, potansiyelinizi fark ediyor ve “Benim de başaracak bir hikâyem olabilir” diyorsunuz.

“Usta”, yalnızca Hüseyin Kurtoğlu’nun değil, Türk turizminin ruhunu taşıyan, onu gelecek nesillere miras bırakan bir bellek çalışmasıdır. Bu kitap, raflarda durmak için değil; ilham olmak, dönüştürmek ve harekete geçirmek için yazıldı. Girişimciler, sektör profesyonelleri ve hayalleri olan herkes için mutlaka okunması gereken bir başucu kitabı...

Hüseyin Kurtoğulları,

Türk turizm sektörünün önde gelen isimlerinden biri olarak uzun yıllar boyunca sektöre önemli katkılarda bulunmuştur. Plan Tours ve İstanbul Vision Seyahat Acenteleri'nin kurucusu ve sahibi olan Kurtoğulları, aynı zamanda sektörde "Usta" lakabıyla tanınmaktadır. İngilizce bilen ve 1966 yılından beri turizm sektöründe aktif olan Kurtoğulları, deneyim ve birikimlerini "Usta" adlı kitabında toplamıştır.

 "Usta" Kitabı

Hüseyin Kurtoğulları'nın "Usta" adlı kitabı, onun sektördeki deneyimlerini, yaşadığı zorlukları ve elde ettiği başarıları anlatmaktadır. Kitap, özellikle turizm sektörüne ilgi duyanlar ve girişimciler için ilham verici bir kaynak olarak değerlendirilmektedir.

 yilmazparlar@yahoo.com

16 Mayıs 2024 Perşembe

Kıbrıslı Efsane Şair Osman Türkay-Yılmaz Parlar

  Kıbrıslı  Efsane Şair Osman Türkay

 Kıbrıs'ın kültürel ve edebi mirasına katkıda bulunan önemli bir isim olan, şiirleriyle insanın ruhunu okşayan, huzur veren, şiirlerinde sevgi, aşk, özlem, vatan sevgisi gibi temaları işlerken, dilin gücünü en iyi şekilde kullanarak bizi duygusal bir şölenin içine sürükleyen kitaplara sığmaz uzayın şairi Osman Türkay, Yazar Semra Eren Nijhar’ın Uzayın Şairi isimli kitabında…


 Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğu ev sahipliğinde 14 Mayıs 2024 Salı günü İBB tarafından yenilenen Beyoğlu İstiklal Caddesindeki Casa Botter Sanat merkezinde Yazar Semra Eren Nijhar’ın Uzayın Şairi kitabını imzalama töreni ve Osman Türkay’ı anma etkinliği düzenlendi.



Etkinliğe, KKTC İstanbul Başkonsolosu Fatma Demirel, KKTC Konsolosu Ülkü Alemdar, Eski KKTC Diplomat Cahit Kayıaslan (Kuzey Kıbrıs Kültür evi temsilen), Kolleksiyon Kulüp Başkanı Şerif Antepli ve Yönetim Kurul üyeleri, KKTC Diplomatları, Başta olmak üzere Akademisyenler ve elit konuklar katıldı.



KKTC İstanbul Başkonsolosu Fatma Demirel açılış konuşmasında Osman Türkay'ın eserlerinde insanın iç dünyasına dair derinlemesine bir yolculuk yaptığımızı, Kıbrıs'ın kültürel ve edebi mirasına katkıda bulunan önemli bir isim olarak dilimize kazandırdığı değerli eserlerle edebiyat dünyasında önemli bir yere ayrıcalıklı bir yere sahip olmayı hak etdiğini dile getirdi.



Şiirlerinde derin duyguları ve içtenliği en saf haliyle yansıtan Türkay’ın, okuyucularını etkileyici bir yolculuğa çıkarmayı başardığını aktardı.

Prof. Dr. Mustafa Özkan edebiyatda ufuk turu attırarak, Osman Türkay’ın edebiyat disiblinler kültürler arası beslenme etkilenme kendini hep yenileyen bir dünya edebiyatcısı olduğunu vurguladı. Şiirlerinden örnekler sundu.



Kıbrıs'ın gururu Osman Türkay'ın eserlerini okumak, insanı duygusal bir yolculuğa çıkaran, içini ısıtan bir deneyimdir. Edebiyat dünyasının nadir ve değerli kalemlerinden biri olan Osman Türkay, eserleriyle yalnızca Kıbrıs'ın değil tüm Türk edebiyatının da gurur kaynağıdır.

Kıbrıs'ın zengin edebiyat geleneği, önemli şairlerden biri olan Osman Türkay'a odaklanan bir araştırma kitabıyla daha da zenginleşiyor.

Araştırmacı yazar Semra Eren-Nijhar kaleme aldığı bu kitapda, Osman Türkay'ın hayatı, eserleri ve edebi mirası üzerine derinlemesine bir inceleme sunuyor. Eren'in özverili çalışması, Türk edebiyatına yaptığı katkılarla tanınan bu önemli şairin eserlerini günümüz okuyucusuna yeniden keşfetme fırsatı sunuyor.



Semra Eren Nijhar öncelikle KKTC İstanbul Başkonsolosu Fatma Demirel, KKTC Konsolosu Ülkü Alemdar, KKTC İstanbulTemsilciliği diplomatlarına, Osman Türkay’ın yeğeni Tuncay Özdoğanoğlu’na , Osman Türkay ailesine teşekkürlerini sundu.

Kitap, Osman Türkay'ın şairane dünyasını anlamak ve değerini takdir etmek isteyenler için kapsamlı bir kaynak niteliği taşıyor.

Semra Eren Nijhar  'in titiz araştırması, Türkay'ın şiirlerindeki derinlikleri, duygusal zenginliği ve edebi ustalığı incelerken, onun hayatına ve döneminin sosyo-kültürel bağlamına da ışık tutuyor. Bu sayede, okuyucular, Türk edebiyatının önemli bir dönemecinde Osman Türkay'ın rolünü ve etkisini daha iyi anlama fırsatı bulacaklar.

Semra Eren Nijhar  'in bu değerli çalışması, Osman Türkay'ın eserlerini yeni bir perspektifle ele alarak onun sanatını daha geniş kitlelere ulaştırmayı hedefliyor. Kitap, Türk edebiyatının önemli bir figürünü anma ve onun edebi mirasını gelecek nesillere aktarma misyonunu üstlenirken, aynı zamanda Kıbrıs'ın edebiyat ve kültür zenginliğine de bir katkı sunuyor.



Semra Eren Nijhar’ın özverili çalışması, Kıbrıs'ın edebi mirasını yaşatmanın ve gelecek kuşaklara aktarmanın önemini bir kez daha vurguluyor. Bu kitap, Osman Türkay'ın şairane dünyasına bir kapı aralayarak, onun unutulmaz eserlerini ve fikirlerini yeni bir nesil için de canlı tutma amacına hizmet ediyor.

Osman Türkay Hakkında Kaynaklara göre;

Özel bir İngiliz okulunda okudu. Londra'ya giderek gazetecilik ve felsefe öğrenimi gördü (1955). Şiir yazmaya ortaokul sıralarında başlayan Osman Türkay, şiirlerini Varlık ve Beşparmak dergilerinde yayımladı.

Daha sonra Londra'ya yerleşti ve İngilizce şiirler de yazmaya başlar; aynı zamanda çeviriler yaptı.



Londra'da bulunduğu 1951-56 yılları arasında şiir yazmaya ara veren şair, ilgisini başta İngiliz şiiri olmak üzere dünya şiiri üzerinde yoğunlaştırır. Şiirleri, Yunanca, İspanyolca, Çekçe gibi dillere de çevirdi.

24 Ocak 2001 tarihinde yaşlılığa bağlı sağlık sorunları nedeniyle tedavi gördüğü Girne Akçiçek Hastanesi'nde öldü.

Osman Türkay şiirlerinde insanın kâinattaki yerini göstermeye çalışır ve işler.

Şiirleriyle, pek çok ödülü kazandı. Albert Einstein Özel Barış Ödülü bunlardan biridir. "Evrende Rastgele Bir Gezinti" adlı kitabıyla, Amerikan Başarılar Enstitüsü'nün "Yılın Adamı" ve "Bin Yılın Şöhretler Sarayı" ödüllerini, Amerikan Biyografi Enstitüsü'nün "Altın Plak" ödülünü, "Başkanlık Onur Mühürü"nü, Avustralya'da "Uçan Altın Kumru" ödülünü kazandı. Türkay'ın son yıllarda aldığı ödül sayısı 50'yi aştı. Ayrıca, iki kez de Nobel Edebiyat Ödülüne aday gösterildi (1988 ve 1990).



Osman Türkay ayrıca, dünyada en çok mektup alan Türk edebiyatçısıdır. Hayranları arasında Tayland Prensesi Vemulchadra, Türkoloji Profesörü Anna Masala, Hindistan eski başbakanının eşi Sheila Gürjal ve çok sayıda aristokrat bulunuyor.

 Türkçe ve İngilizce dillerindeki Kitabını Tarafıma imzalarken Semra Eren Nijhar ile yaptığımız söyleşide;

 Nijhar “Bu iki paragrafı her zaman dile getiriyorum.

Osman Türkay’la ilgili araştırmalarımı 23 yıldır sürdürüyorum Osman Türkay’ın, dünyaca tanınan bir şairdir ve eserleri pekçok dile çevrilmiştir. Almanya’nın Goethe’si ne ise, İngilizler için Shakespeare ne anlam ifade ediyorsa, Türkiye’nin Nazım Hikmet’i, Can Yücel’i Orhan Veli’si ne ise, Osman Türkay’da KKTC ve Türkiye için aynı anlamı ifade etmektedir.” Dedi

Ayrıca Osman Türkay’ın daha iyi tanıtılması ve anlatılması için Londra’da Osman Türkay Enstitüsü açılmasının yararlı olacağını belirtti.

 Ben sadece bir insanım

Kıbrıs'ta doğdum

Biliyorum Kıbrıslıyım,

Türküm

Ama Kıbrıs'da, Türk de Rum da

Kısaca her nen evrensel bir bütünün parçaları

Öyleye dünya benim vatanım

Dünya benim üniversitem

Dünya benim tapınağım

 

Osman Türkay

 yilmazparlar@yahoo.com

Türkmenistan İstanbul Konsolosluğunda Mahtumkulu Firaki Etkinliği-Yılmaz Parlar

  Türkmenistan İstanbul Konsolosluğunda Mahtumkulu Firaki Etkinliği

 Türkmenistan’ın Türkiye Başkonsolosu Muhammetnur Ovezov ev sahipliğinde Mahtumkulu Firaki’nin 300. yıl anısına etkınlık düzenledi.

 Türkmenistan Konsolosluğu, büyük şair ve düşünür Mahtumkulu Firaki'yi anmak ve onun mirasını gelecek nesillere taşımak için çocuklara yönelik bir şiir yarışması düzenledi. Bu anlamlı etkinlik, Türkmen edebiyatının değerli ismi Mahtumkulu Firaki'nin ölüm yıl dönümü vesilesiyle düzenleniyor. Firaki, sadece Türkmen edebiyatının değil, dünya edebiyatının da önemli isimlerinden biri olarak kabul edilir. Onun eserleri, derin düşünceleri ve duygusal derinliğiyle okuyucuları etkilemeye devam ediyor.



Bu yarışma, çocukların şiir yazma becerilerini geliştirmelerini teşvik etmek ve onları edebiyat mirasının bir parçası olmaya yönlendirmek amacıyla düzenleniyor.

Mahtumkulu Firaki'nin eserlerinden esinlenen çocuklar, kendi duygularını ve düşüncelerini ifade etme fırsatı bulacaklar. Bu sayede, genç kuşaklar, Türkmen edebiyatının zengin geleneğini yaşatmanın ve gelecek nesillere aktarmanın önemini daha iyi anlayacaklar.

Yarışmanın düzenlenmesi, Türkmenistan'ın edebiyat ve kültür alanındaki zengin mirasını ve değerlerini koruma ve gelecek nesillere aktarma kararlılığının bir göstergesi olarak da değerlendiriliyor.



Bu yarışma, Mahtumkulu Firaki'nin unutulmaz eserlerini ve fikirlerini gelecek nesillere taşırken, Türkmen edebiyatının ve kültürünün de yaşatılmasına vesile olacak.

15 Mayıs 2024 Çarşamba günü Türkmenistan İstanbul Konsolosluğunda gerçekleşen etkinliğe bilim insanları, Türkiye’nin ünlü yazarları ve tanınmış isimleri, Türkmen diasporasının temsilcileri, öğrenciler ve medya katıldı.



Türkmenistan’ın Türkiye Başkonsolosu Muhammetnur Ovezov açılış konuşmasında, ülkenin bağımsızlık yıllarında çeşitli alanlarda elde ettiği başarıları katılımcılara aktardı.

Mahtumkulu’nun ölümsüz mirasının Türkmenistan ve diğer birçok devletin kültürü üzerindeki önemli etkisine de dikkat çekti.

Türkmenistan’ın Türkiye Başkonsolosu Muhammetnur Ovezov bu etkinliğin, çocuklara edebiyat ve kültürün değerini kavratmanın yanı sıra, Mahtumkulu Firaki'nin önemli eserlerini de tanıtmak için bir fırsat olduğunu vurguladı.

Firaki'nin kaleme aldığı şiirler, Türkmen halkının duygularına tercüman olmanın yanı sıra, evrensel bir insanlık mesajını da taşıdığını dile getirdi.



Bu yarışma, Firaki'nin ruhunu ve mirasını yaşatmanın yanı sıra, çocukların sanata ve edebiyata olan ilgisini artırarak kültürel bir bilinç oluşturmayı hedeflediğini açıkladı.

Ayrıca Başkonsolos Ovezov bu tür etkinliklerin, gençlerin sanata ve kültüre olan ilgisini artırmanın yanı sıra, ulusal kimliğin korunması ve kültürel zenginliğin gelecek kuşaklara aktarılmasına da önemli katkılar sağladığını belirtdi.

Daha sonra genç öğrenciler, büyük Türkmen şairi Mahtumkulu Firaki’nin şiirlerini okudu ve şairin eserlerinin torunları üzerindeki silinmez etkisinden bahsetti.

Konuklar ayrıca Mahtumkulu Firaki’nin hayatı ve eserlerine adanmış, eserlerinin yer aldığı yayınların, Türkmen milli giyim örneklerinin ve uygulamalı sanat ürünlerinin yer aldığı resim sergisinide ziyaret etti.



 Mahtumkulu Firaki hakkında kaynaklara göre;

Türkmenistan'ın büyük şairi ve düşünürü Mahtumkulu Firaki, 18. yüzyılda yaşamış bir şair, düşünür ve Tasavvuf inançlarını benimseyerek kendini Tanrı'ya adamış mutasavvıftır. Türkmen edebiyatının en önemli isimlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Eserlerinde aşk, doğa ve insanlık konularını işleyen Firaki, Türkmen halkının kültürel mirasında önemli bir yere sahiptir. Şiirleri ve düşünceleriyle Türkmenistan'ın ve dünya edebiyatının unutulmaz isimleri arasında yerini almış olan Mahtumkulu Firaki, bugün de Türkmen halkı tarafından büyük bir saygıyla anılmaktadır.



Türkmenistan'ın uluslararası kulvarda en değerli ödüllerinden biri olarak kabul edilen Uluslararası Mahtumkulu Ödülü, şairin adını taşımaktadır.  Bununla birlikte, 1931'de kurulan Türkmen Devlet Üniversitesi'ndeki Dil ve Edebiyat Enstitüsü'ne şairin adı verilmiştir.



Asıl adı Mahtumkulu olan şair, şiirlerinde kullandığı Firaki mahlası sebebiyle Mahtumkulu Firaki olarak bilinmektedir. Türkmenler hakkında sosyal ve politik şiirler yazmıştır. Türkmen şairlerin önde gelenlerinden biri olarak kabul edilmektedir.

Firaki, bir kaynağa göre yaklaşık 1724 ya da çeşitli kaynaklarca 1733 yılında, İran'ın Gülistan Eyaleti'nin Günbed-i Kavus şehrinin Hacı Kavuşan köyünde doğdu. Türkmenlerin Göklen boyunun Gerkez aşiretindendir. Babasının adı Devlet Mehmet Azadi ve annesinin adı Orazgül'dür. Babasından Arapça ve Farsça dersleri aldı. İlk eğitimini doğduğu köyde alan Firaki, eğitimine; Lebap vilayetinin Halaç ilçesinin Kızılayak köyünde bulunan İdris Baba Medresesi'nde devam etti. Buhara 'daki Göğeltaş Medresesi'ndeki eğitiminin ardından, Hive 'de yer alan Şirgazi Medresesi'nde eğitimini tamamladı.

Medreselerde aldığı şiir eğitimiyle birlikte Arapça, Farsça ve Çağatayca'yı öğrenen Firaki, konusunu gerçek hayattan alarak yazdığı şiirlerle Türkmen şairler arasında ün kazandı.

Şairliğinin yanında mutasavvıf ve düşünür de olan Firaki, çeşitli kaynaklara göre 1782 ya da 1807, diğer bir kaynağa göre yaklaşık 1797 yılında öldü. Mezarı, İran'ın kuzeybatısındaki Aktokay köyünde bulunmaktadır ve İran hükûmeti tarafından anıt mezara dönüştürülmüştür.

Şairliği

Firaki, şiirlerinde; dini motifler, Muhammed ve diğer peygamberlere duyulan sevgi, evrensel ve millî değerler, sosyal dengesizlik, insanın hayatı ve toplumsal olayları kapsayan konuları, sade ve yaşadığı dönemin halk diliyle anlaşılır bir şekilde dile getirmiştir. Hemen hemen tüm şiirlerinde Türkmenleri birlik ve beraberliğe, bir devlet ve bir bayrak etrafında toplanmaya davet etmiş, insanları iyiliğe ve doğruluğa ulaşması gerektiğini savunmuştur. Kendi rüyasında dokuz kere bade içmesinden dolayı Türkmenler tarafından kendisine "Haktan içen şair" de denilmektedir.

Firaki, şiirlerinde Ahmet Yesevi'yi ustası olarak kabul etmiş, kendisinden önceki mutasavvıflardan yararlanarak eserlerini ortaya koymuştur.

yilmazparlar@yahoo.com